Büyük Patronun İtirafı

18 Mayıs 2009

xy“Madem yanına kâr kalabiliyor yaptığın, yakalanmadıkça ahlaksızlığını sürüdürebilirsin. Ne kadar insansever olduğunu idddia edersen et, ne kadar kimseye kötülük yapmadığını düşünürsen düşün, hatta öyle ol, gene de her şeyin başkalarının kaybettikleri sayesinde senin oluyor. Gururun, övüncün, muzafferiyetin de… Maddi birikiminin niceliği sana hareket, ilişki ve bilgi sağlıyor. Dünyada …. ne varsa sana açılıyor. B… bedenini birinci sınıf bir hizmeti satın alarak koruyup geliştirebiliyorsun. Tedirginliğini yatıştırabiliyor, dönüştürebiliyorsun. Bütün bunları yapabilmen için dostum kazanmaya yani başkalarının kaybetmesine ihtiyacın var.

………………………

‘Doğanın kanunu bu!’ deyip geçebilirdim. Ama demiyorum. Bizler doğanın karşısında ve doğaya zıt bir doğaya sahibiz -bunu fazlaca açıklama gereği görmüyorum bile-. Ve biz insanların doğaya zıt doğasını birbirini dengeleyen iki zıt güdü, iki zıt iç ses yönetiyor.

Bunlardan birincisi doydukça acıktığımızı, tamamlandıkça eksildiğimizi fısıldıyor. İkincisi açken bile tok hissetmemizi, eksikliklere tahammül etmemizi söylüyor. Birincisi şişmanlatıyor, şımarıklaştırıyor, coşturtuyor, hainleştiriyor. İkincisi zayıflatıyor, tevazuyu öğretiyor, sakinleştiriyor, uysallaştırıyor. İnsanlar birine -başka adları da var ama- şeytan diğerine melek diyorlar.

Öyleyse ben evet -pat diye olacak ama- bir şeytanım. Ne ki çocukluğumdan beri hep melek olan iç sesin haklılığına inandım. Hâlâ süren fakat yaşantımla çelişkili güzel inancım bana bu ayrıştırmayı yapabilmeyi sağladığı gibi meleksi bir görünüş verdi. İktisadın nasıl işlediğini, siyasetin iktisadın güdümünde olduğunu göre göre görmek istemeyen kalabalıklar o yüzden uçsuz bucaksız varlığımı emeğimle kazandığımı düşünüyorlar. Ama en başta belirttiğim gibi kazancım başkalarına kaybettirdiklerim sayesindedir. Şeytanlığım ise bunu bilerek tekrarlamamdan ve yakalanmayabilmemdendir de.

Evet. Basit bir hayat yaşıyor izlenimi uyandırmama karşın arzularım sınırsızdır, alışkanlıklarım çooook çeşitlidir. Peki mutlu muyum? Kesinlikle evet. Başkaları mutsuz olduğu için değil sadece. Benim şeytanlığımı keşfedemedikleri, görmek istemedikleri için. Salakça bana inanmayı seçtikleri, beni el üstünde tutmaya devam ettikleri için. Kürsülerden yaptığım itirafları anlamadıkları, anlamak yerine kabullenmeyi seçtikleri için. Meleklik uğruna birbirleriyle yarıştıkları, birbirlerini kırdıkları, incittikleri için. İçlerindeki şeytanı hep başkalarında gördükleri için.

Bir yandan meleklik uğruna maddiyatı reddediyor bir yandan bankamın kapısında uzun kuyruklar oluşturuyorlar. Onlara verdiğim krediyi, işlemlerden aldığım ücreti nasıl geri aldığımın ve daha da önemlisi zamanlarını, ruhlarını, iradelerini nasıl çaldığımın farkında bile değiller. Onların parasıyla piyasada büyük bir aktör olarak yarattığım spekülasyonun ekmeğin zamlanmasına nasıl etki ettiğini, çocukların lokmasını nasıl çaldığımı görmezden geliyorlar. Bilmek istemiyorlar. Bilmiyorlar.

Toplumlarının daha iyi olması için savaşmıyorlar. Görünüşte meleklik yolundalar ama esasen benim gibiler. Dediğim gibi beni yaratan da, meleksi yanımı gördürten de gene onların içinde ağır basan şeytanlık. Aramızdaki tek fark ben yakalanmıyorum onlar yakalanıyor. Bankamın kameraları sürekli onları kaydediyor. Kendimden utanmamak ve şeytanlığımı sürdürebilmek için her gün onları seyrediyorum. Fırsatçılıkları, sıradayken çıkardıkları kavgalar, parayı … tutar gibi tutuşları ve ……. sokar gibi saklayışları o kadar sıradan ve o kadar içler acısı ki. Zavallılar! Sudan sebeplerle kavga ediyorlar. En ufak bir dudak büküş aralarını açıyor. Bir kaş kaldırış birbirlerini öldürmelerine neden oluyor. E! Bu da benim işime geliyor… Hergün daha çok kaybetmeleri için yeni lansmanlar, rölansmanlar, faizlendirmeler, kurda baskı kurma stratejileri, kampanyalar, reklam filimleri üzerine kafa patlatıyorum. Ahh! O kadar çok hak ediyorlar ki. Kapımda biriktiklerinde yüzlerine yapıştırdıkları melek maskelerinin tamah ateşiyle eriyip düşüşünü acı ve sevinç karışımı bir duyguyla seyrediyorum.

………………………

Beni televizyonda görmekten çok hoşlanıyorlar, sözlerim ilahi bir önder gibi etki yaratıyor fakat nedamet getirirken bile parmaklarıyla gizli gizli hesap yapmaya devam ediyorlar. Yaptırdığım üniversitelerde çoğu bedava okuyor ama öğrenemiyor, öğrenmek istemiyorlar. Kurduğum kütüphanelere kızlarla erkeklerle buluşmak için gidiyorlar sadece. Çünkü toplumum -sağolsun- kızlarla erkeklerin evlilik dışı ilişkilerini günah sayıyor. Müzelerime meraktan değil öyle gerektiği için, kültür için ve sonra kültürel ürünlerini satmak için geliyorlar. Dolup boşalan, yaşayan mekanlarımsa aş ve düşkün evleri… Ahh! Hergün kanlarını zerre zerre emdiğimi anlamak istemiyorlar. Ama içlerinden birisi bir ekmek çalsa onu dövüyorlar. Bana karşı başını dikleştirecek olsa biri, onu linç ediveriyorlar.

Eğer bir yazar olsaydım ve benim gibi bir kahraman kurgulayıp onu konuştursaydım kimse dinlemezdi. Ama şimdi dinleyecekler. Çünkü ben onların gurur kaynağıyım. Ben burdan çekip cehenneme gitmeden önce gazetelerimin, televizyon kanallarımın, internet sitelerimin bu konuşmayı yazılı ve sesli yayınlamasını sağlayacağım. Bu arada hukukun kaba kuvvetini temsil eden eski dostlarım -bu itiraf röportajına rağmen-beni tutuklamamak için oylanacaklar. Ama ben kaçmayacağım. Onlar da beni hâlâ yakalamıycaklar. Bunun üzerine kendimi adres vererek bir kez daha ihbar edeceğim. Toplumun ilerici, cılız güçleri gökdelenimin altında gösteri yapacaklar. Şeytani hukuğumun kaba, kabarık güçleri ise onları sindirip, süpürecek. Müşterilerim yani sevenlerim yani varsıllığımın gücünden pay alacaklarını sananlar ise çekirdeklerini çıtlatarak seyredecekler hadiseyi. Melekle şeytan çatışıp duracak bazılarının içlerinde. O da bazılarının. Sonra siyasetin seyisleri benimle temas kurmak isteyecek el altından. Bense onlarla temas kurmayacağım. Cehenneme kadar yolları var.

Bir cehennemlik olarak bu noktaya kadar gelmek yeter de artar bana. Evet mutluyum. İçimde hiçbir sıkıntı yok. Kötülüğü aklileştirerek, sıradanlaştırarak bugüne kadar bir devrim yapmak uğruna çalıştığımı da iddia etmiyorum. Ben kötülüğün ta kendisiyim.

Şimdi size doğrudan sesleniyorum: Eşime ve çocuklarıma ve sizlere ve sizin eşlerinize ve çocuklarınıza yapmadığım kötülük kalmadı. Sizi şeytani bir akla ve düşünüşe alıştırdım. Toplumu kötülüğün yardakçısı yaptım. Sizin güdük akıllarınıza gelemeyecek binlerce fantezim var. Hepsini de gerçekleştirdim. Kötülük olarak aklınıza gelebilecek sıradan vakalar ve onların ötesinde her yol, her dümen var bende. Anlatmakla bitmez. Gene de sizin ahmaklığınız yanında temiz kalırım. Sömürüme karşı gösterdiğiniz aymazlık, duymazlık, işitmezlik, görmezlik ve hastalıklı unutkanlık benim kötülüklerimden de büyük. Çünkü bu zavallı halinizdir benim şeytanlığımı geliştiren. Hâlâ anlamıyorsunuz biliyorum. Anlamaycaksınız da.

…………………………

Beni ak bir kefene saracaklar. Tabutumun üstüne yeşil ve kırmızı bayrak asılacak. Bu olay sırasında siz bu röportajı dinlemiş yahut okumuş olan …….. gene de cesedime bakıp ağlayacaksınız. Din görevlisi, “Merhumu nasıl bilirdiniz?” diye sorduğunda “İyi bilirdik.” diyeceksiniz. Naaşımı omuzlarınızda taşıyacaksınız. Anlattıklarıma inanmadığınız için değil. Kendi kötülüğünüzü kabullenemediğiniz ve asla kabullenemeyeceğiniz için. Yani ben sizin kötülüğünüzün ürünü olduğum için. Bu boktan, şeytani hayattan nefret ediyormuş gibi göründüğünüz, rahmani olana hayranlık duyduğunuz halde böyle kör, katı, gaddar kalmayı seçtiğiniz için. Belki beni -belki değil büyük ihtimalle- bazılarınız son günlerinde kafayı sıyırmış bir akıl hastası olarak görecek ve gösterecek…………

………………………

Alçaklığınız payidar kalsın. Cehennemde görüşürüz.”

.

Reklamlar

2 Yanıt to “Büyük Patronun İtirafı”

  1. Can Anar Says:

    Harikulade!
    FilmHikaye-OyunHikaye-HikayeHikaye…

    Bağışıklık sistemimizin çöktüğü andır; her türlü hastalığa, mikroba açık olduğumuz, davetiye çıkardığımız…

    Bünye zayıftı, bünye zayıf, yok iradesi bünyenin, yok direnci virüs hızla yayılıyor, kesip atılacak yeri kalmayacak!..

    Onun cenneti gittiği cehennem, başkalarının korktuğu…

    Ellerinize sağlık hocam…

  2. dortlukler Says:

    Onun cenneti cehennem…

    Öyle…


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: