Koca Çocuk

06 Nisan 2012

Çocuk ne yapsın? Kendine dönük hep. Neyle oynuyorsa asıl kendiyle oynuyor. Baktığı şey hep kendi. Kendini dünyada bir yere koymaya çalışıyor. Ağlayışında, eşyaları fırlatışında, masaya vuruşunda da aynı. Dünyada bir yere sahip olanların, o yere sıkı sıkı yapışanların, gerim gerim gerginliği arasında başka seçeneği var mı? Onlara benzemek istiyor zaar. Fakat çok zor. Ayıramıyor, birleştiremiyor, her şey birbirine karışıyor. Zaman ana geliyor. Büyütüyor, büyütüyor onu.

Çocukluk geçiyor ama bu sefer dönüp dönüp çocukluğa bakılıyor. Ne var orda? Mitoloji var. Masallar, birbirine karışan görüntüler, sesler, sağ  sâlim çıkılan korkunç maceralar, ilk cinsel deneyler. Çocukluğa takılıp  kalmak işten değil. Madem elden gitti çocukluk, madem bir daha yaşanmayacak, anılara gömülünse de olur. Çok dinliyoruz çocukluk anılarını. Hiç bitmiyor.

Ama bu bahar gününde  yürürken ağaçların altında, karışınca kokularla renkler, ışıkla sesler yetişkin bedene çocukluk geri gelir. Çok farklı biçimde gelir bu sefer. Eski çocukluğun hayâllerle, çağrışımlarla iç içe soktuğu  şeyleri yeni çocukluk duyularıyla iç içe sokar.  Güneş tende aynı anda nefeste aynı anda  gözde hissedilir. Güneşi koklar, giyer, görür biri. Bilinçle değil ama. Bilinçle değil. Bilinç sonradan gelir. Duygular parladıktan sonra. Bilinç yeni çocuğu da  tıpkı  eskisi gibi dünyada bir yere koymak  için gelir.

Git bilinç. Kaka bilinç. Pis bilinç.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: