Oyunculuk Neden Kolay?

03 Mayıs 2012

Bu sabah birkaç soruyla uyandım. Biri meslekiydi. Twitter’a yazdım, “Daha kolay diye sanat dalları içinden tiyatroyu seçen okkadar genç gördüm ki. Neden gençler bu fikre kapılıyor peki?”

Cevap, Feridun Çetinkaya’dan geldi. Jean-Louis Barrault Oxfordlu  öğrencilere 1961 yılında bir konuşma yapmış. Çetinkaya’da bu konuşmayı tercüme etmiş. Tercümenin içindeki bir bölüm ise sorumu yanıtlıyor (bkz. yazının sonu).

Fakat bu soruyu sorarken bâzı yanıtlarım vardı.  Barrault’un tersine öğrencilerin tiyatroyu kolay algılamasının nedeninin öğretim kadrosunun tedrisatı olduğunu düşünüyordum. Öncelikle  tembel, devamsız öğrenciler konservatuarın oyunculuk bölümünden rahatça mezun olabiliyorlardı. Başka fakültelerde tutunamayıp konservatura gelen öğrenciler gördüm ama bir tane bile konservatuardan çıkıp başka bir fakülteye giden öğrenci görmedim. Daha okuldayken ‘starolup’ dersleri asanlara teveccüh gösteriliyordu. Öğrenciler dersleri asıp dublaja, dizi, sinema çekimlerine gidiyorlardı. Yardımcı meslek dersleri yokmuş gibi, bir halta yaramazlarmış gibi davranılıyordu rahatça.  Hele hele, kuramsal derslere angarya gözüyle bakılıyordu. Öğretmenler de bu duruma göz yumuyorlardı. Ve burdan yetişen yarı vasıflı oyuncular ödenekli tiyatrolara kolayca girebiliyorlardı. Bir de aileleri tiyatrocuysa, yahut bürokratsa yahut bir yerden devlet-i âli ile bir bağlantıları varsa bu tür  öğrencilere kapılar teker teker açılıyordu. Yükselmek için, tıpkı toplumumuzda olduğu gibi ilişkiler ağır  basıyordu. Al gülüm ver gülüm! ile tiyatro dünyamız sürünüyordu.

Dahası usta oyuncu olmakla hocalık mefhumu birbirine karıştırılıyordu. Sanırım hâlâ iyi bir oyuncu olmak ile iyi bir tiyatro hocası olmak birbirine karıştırılıyor. Titrlerini 12 Eylül’den, YÖK’ten alan tiyatrocu profesörlerin, doktorların, doçentlerin basılı kitapları yoktu ama nasılsa akademik ünvanları vardı. 12 Eylül’ün 1402 sayılı yasasıyla üniversitelerden, sanat kurumlarından def edilen akademik kıymetlerin yerine getirilen bölüm başkanlarının bazıları hâlâ nasılsa kürsülerini koruyor. Konservaturdaki her siyasi yahut basit ihtiyaçlara dayalı eylemimize set çeken bölüm başkanları hâlâ en tepedeler. Bu bölüm başkanlarıyla çatışan hocaların konservatuar hayatlarıysa uzun sürmüyordu, sürmeyecek.

Kıssaca, bilgisiz, birikimsiz, ceberrut bölüm başkanları ve onlara biat eden hocalar yoğun bir ilişki desteğiyle varlıklarını koruyor ve benzerlerini yetiştiriyorlardı. Yani armut dibine düşüyordu. Hâlâ da durum biraz öyle gibi.

Sözü şimdilik burda keseyim. Barrault anlatsın:

Bireysel kabiliyetsizlik:
Daha genç kuşak içinde kendilerini tiyatroya adadıklarını sananların birçoğu gerçekte hayattan kaçıyor, önemli bir reflekse itaat ediyorlar; zenginlikleri nedeniyle değil de, yoksullukları yüzünden tiyatroya giriyorlar. Aradıkları tiyatro değil, yaşamın gerçek problemlerinden kaçıyorlar. Bir keresinde tiyatroya girmek istediğini söyleyen bir genç gelmişti bana. “Neden?” diye sorduğumda, “Çünkü çalışmaktan nefret ediyorum!” diye yanıt vermişti. Kendi sınırlarını görmesi için zorlayarak sorguyu biraz daha ileriye götürdüm. “Babanız ne iş yapıyor?” dedim.
“Avukat.”
“Senden memnun mu?”
“Hayır! Dışarı attı beni!”
“İyi, bir gün babana kendisinin bir aptal olduğunu kanıtlayabilmek için çalışmalısın o zaman.” dedim. “Ama o bunu biliyor!” dedi. Kesinlikle yapılacak bir şey yoktu – çalışmak istemiyordu.
Bir başka genç adam geldi. Çelimsiz, kıvırcık saçlıydı ve yanlış nefes alıyor gibiydi -göğsü içe çöküktü! Onun dikkatini çektiğim için çok gururlandım ama biraz da şaşırdım. Tiyatroya niye girmek istediğini sordum, “Sağlık durumum başka bir şey yapmama izin vermiyor.” dedi.
Drama kurslarına koşan bütün bu oğlanlar ve kızlar, kabiliyetsizlik ve tembelliklerine illüzyonda ve düşte çeşitli mazeretler bulacakları inancıyla yaşama sırtlarını dönerek intihar eden talihsizlerdi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: