Boş Alan

25 Haziran 2012

Peter Brook’un Boş Alan kavramını beğenirim. Boş Alan, oyun alanıdır. Çocuklarımız oynasın diye salonu boşalttık. Küçüklüğümde evin salonu dopdoluydu. Evdeki boş alanım masa altıydı. Ara sokaklar, gizlice sızdığım köşk bahçeleri, çatılar, teraslar ve tabi boş arsalar boş alanlarımdı.

Lise yıllarında da tiyatro yaptığımız her alan boş alandı. Kendilerine profesyonel diyen tiyatrocuların dünyasına doğru ilerledikçe, yavaş yavaş  bütün boş alanların işgal edildiğini; her boş alana çok katlı kariyerler, yüksek megolamaniler dikildiğini ve yeni nesillere oynamak için yer bırakılmadığını gördüm. İlla oynamak istiyorsa biri abidevi ustaların kurallarına sıkışarak oynayacaktı.

Yazıyla çiziyle uğraşan biri olarak, edebiyat dünyasında da durumun pek farklı olmadığını gördüm.

Gerek tiyartodaki gerek edebiyattaki müteahhit yer tutucularla girdiğim itiş kakıştan çocuklarım sayesinde 2009 senesinde kurtuldum. İki çocuk birden oluverince canımın içiyle iki anne oluverdik. Nerdeyse eve kapandım. Evden internet sayesinde ‘hayata bağlanarak’ avundum. Avuntu, yerini ciddi bir emeğe bıraktı. Üç yıldır ağ ortamında yazıyorum, tiyatro bile yapıyorum. Ses Kumpanyası, Boş Arsa ve Loş Arsa oldukça ürün bıraktığım ve bırakılmasına vesile olduğum ağ sayfaları.

Murathan Mungan’ın internetten hiç haz etmediğini açıklayan ve fakat gene ağ üzerinden  yayınlanan bir yazısını  okudum. Zeki Demirkubuz’un internette yazmayı tu kaka sayan bir ciklemesine şahit oldum. Metin Üstündağ’ın ağ ortamında yazanlara yönelik hicivlerine denk geldim. Ve daha bi sürü. (Ama beni ilgilendirenler bu üçü. Çünkü üçünü de seviyorum.)

Ağ ortamı görsel, işitsel, yazınsal dolaşım için boş alan. Ve bu boş alan daha çok diğer konvansiyonel alanlara hükmedenlerce dezenforme ediliyor, kıymetsizleştiriliyor. Vakıa!

Ağ sayfalarında iş üretmeye başlarken inanılmaz bir ziyaretçiyle karşılaşacağımı bilmiyordum. Sayıyı önemli bulanlar için değiniyor geçiyorum.

Asıl heyecanlısı okurla etkileşim. Okurun olan kişinin aynı zamanda yazar oluşu. Evet. Sana yorum yapan kişi bilerek bilmeyerek edebiyat sınırlarına çekilmiş oluyor. Yazar okurunun okuruna dönüşüyor. Ve benzeri güzellikler.

Hûlasa! Boş alanlara her zaman ihtiyaç var. Fiziksel olarak da ruhsal olarak da. Dünyaya gerçekten iyilik yapanlar boş alanları koruyan ve çoğaltanlardır kanaatimce :))

Reklamlar

2 Yanıt to “Boş Alan”

  1. Müge Türe Says:

    alanın boşluğu konumuyla müstesna ya o boş kafalar nasıl değerlendirile


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: