Üretim Alanı Olarak Ev ve Aşk

23 Temmuz 2012

Kimine göre sığınak, kale, kimine göre mahremiyet alanı olan ev anne babalar ve birlikte yaşayanlar için önceki tanımların dışında veya onlara ek olarak Üretim Alanı. Kısaca ev, içindekileri üretime geçebilmesi için hazırlayan -bir anlamda üreten- bir işlik.

Üreticilerin üretildiği bir alan olarak evin de ihtiyaçları var. Mesela ev, içindeki eşyalarla birlikte temizlik, bakım ve tedarik istiyor. Evde yemek pişiyor, bulaşık çamaşır yıkanıyor, ütü yapılıyor. Ve bütün bunları kadın yapıyor.  Küçük burjuva – üst orta sınıf aileler temizlik ve bakım için dışarıdan hizmet satın alabilirler. Ama proleterler, alt orta ve orta sınıf mensupları için hizmet satın alma işi çok sınırlı. Hatta yok.  Demek ki proleter veya alt orta sınıf  ailelerin kadınları ev için daha çok emek sarf ediyorlar. Tamirat, tadilat, bakım gibi kol emeği yoğun işlerde erkekler devreye giriyor. Ama bu kadınların emeğine oranla düşük seviyeli ev emeğidir. Sonuç olarak -burjuva sınıfı hâriç- hangi sınıftan olursa olsun ve niceliği ne boyutta olursa olsun evin emekçisi kadın.

Çocuk(lar)la beraber kadınının/işçinin iş niceliği artmakla kalmıyor karmaşıklaşıyor, nitelikçe yoğunlaşıyor, zorlaşıyor. Kadının/işçinin mesaisine geceleri, gece yarıları, şafak vakitleri ekleniyor.

Ananın kutsallığı, cennetin ayaklarının altına serili olması falan hepsi palavra.

Başbakanın ailelerden üç çocuk istemesinin ardında, ucuz emek, %10’luk işsiz rezervini korumak gibi niyetlerin yanında, kadını eve hapsetme stratejisi de var. Onu şuraya koyalım. Dursun.

Ama bizi asıl ilgilendiren aşk. Çünkü aşk örgütlenmektir. Aşk anarşisttir.

Bütün iktidarların korktuğu aşkın iki kişi arasında alevlenip, mesela kadınla erkeği eşitleyip toplumsal hiyerarşiyi yakıp kül etmesi kabul edilebilir değildir. Zira bu durumda kadın ile erkek ortaklaşa üreteceklerdir. Baba ile anne evin gönüllü işçileri olacaktır.  Müşterek bir yaşam mümkün olacaktır. Zinhar! Çocuklar anne ve babalarını örnek alabilirler.

Aşk yoksa hiyerarşi var.  Hiyerarşi varsa aşk yok. Varsa tek taraflı olarak demek ki gene de olmayarak erkeğe var. Varsa kadına kendini kandırma, boyun bükme şekliyle var:  Stockholm Sendromu şekliyle var. Celladına aşık kurban, efendisine kostaklanan köle şekilleriyle var.

Özetle,  efendilik yoksa aşk var. Aşk varsa dünya evimiz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: