Müşfik Kenter

15 Ağustos 2012

Müşfik Hoca’ya -2006’da yitirdiğimiz- Zekai Müftüoğlu Müşfik Aga yahut Müşfik Abi derdi. Biz de Zekai Hoca’ya Zekai Abi derdik.

Zekai Abi, Sevim Burak’ın Sahibinin Sesi oyunundaki rolünde zorlandığını ve ‘Müşfik Abi’den nasıl yardım istediğini anlatmıştı. Müşfik Hoca Zekai Abi’yi soğan, patates soydurarak çalıştırmış. Saatler boyu kendisine patates soğan soydururken bir yandan da rolünü oynamasını istemiş. Ve diğer incelikler.  Nitekim oyunu seyrettiğimde ağzım açık kalmıştı. Çok temiz işleyen bir beden, rahatsız etmeyen çok çabuk bir o kadar da yoğun bir diksiyon ama en önemlisi, ruh yani insan oluş!

Müşfik Hoca’ma bu yazdıklarımı okusam, “Niye yazıyorsun bunları. Bırak bu işleri. Çık oyna.” derdi. O mesafeli, yoğun, tedirgin edici duruşunun içinde bir deli saklıydı. Yatılı okul yıllarında, odasının kapısını içerden kitleyip, günlerce odasına kapalı kalarak rolüne hazırlanan bir tiyatro delisi.

Sabahın dördünde, beşinde prova yapardı. Provaları seyretmeye giderdim. Göztepe’de üçte uyanır. Bir minibüsle Ziverbey’e köprü çıkışına gelir, otostop çeker Kenterler’e giderdim. Van Gogh’un  ilk, Orhan Veli’nin ikinci sezon provalarını seyrettim.

Müşfik Hoca sabah altı buçuk gibi provayı bitirir Harbiye’den Beşiktaş’a, caz dinleyerek okula derse gelirdi. Normalde dokuzda başlayan dersimizi yedi buçuğa koymuştu. Prova seyretmediğim zaman, ilk vapur olan 6:45 vapuruyla geçerdim. O gelmeden okulda olmak, ona çalışıyor görünmek gibi numaralara tevessül ettim. İtiraf ediyorum. Ama sadece ben mi? Hepimiz hocamıza iyi görünmek için belirgin, çok belirgin yani komik, belirsiz yani ustaca Müşfik Kenter taklitleri yapardık.  Kimi çenesini, kimi yürüyüşünü, kimi aksesuarını, kimi p’leri patlatışını Müşfik Hoca’ya benzetirdi. Ne yapalım, hocamız tek idolümüzdü.

Oyuncu olarak değil insan olarak önce.

Dönemin başbakanı Turgut Özal sanatçılar için bir ressepsiyon vermişti. Sordum, “Hocam gidecek misiniz?”

“Ne gitmesi yaaavvv! ‘Smokinim yok gelemem’ dedim” dedi.

Kanımca, sevgili hocam bir anti-otoriterdi.

Birgün – okulumuz Yıdız Sarayı’nın ahırındaydı o zaman- derse geldik. Sahne/sınıfımıza giricem. Sevinç yahut Elif kapıda elini burnuna götürerek

“Şşşşş! Uyuyor!” dedi.

“Kim lan?” dedim.

“Müşfik Hoca! Çok hasta. Zatürre başlangıcı mıyımış neymiş?” dedi.

Fısıltıyla “E o zaman niye gelmiş ki ya?” derken başımı içeri uzattım. İki basamakla çıkılan küçük sahnemizde uyuyor. (Hani Mustafa Kemal’in kalpağı, şayağıyla uyurken bir resmi vardır aynı o gibi hissettiydim o zaman)  Üstünü örtmüşler uyduruk bir şeyle, kıvrılmış uyuyor. İçimde küfür kafir bir çığıltı, “Nasıl sevmezsin ulan bu adamı! Taparım taparım!”

Yıllar sonra kendisini tiyatroda ziyarete gittim. Kimsecikler yoktu. Aşağıda dediler fuayede. Kulise girdim. Seslendim. Çekinerek kapalı bir odanın kapısını çaldım. “Giiir!” dedi yorgun bir ses. Girdim. Hocamı, makyaj aynasının önündeki peykede embiriyo gibi kıvrılmış, ellerini bacaklarının arasına sokmuş ve ilk defa traşsız bir halde yatar buldum. İçimden yine aynı çığıltı koptu. Kalkmaması için yalvardım.

Van Gogh’da bir bölüm vardı. Ayakta durarak belki on dakika boyunca kıpırdamadan konuştuğu bir bölüm. Galiba Van Gogh’un kardeşi Teo’ya yazdığı mektuplardan biriydi. Asla unutmayacağım. Gözlerim alnımdan çeneme, sağ kulağımdan sol kulağıma kadar  büyümüştü. Gözlerim kulak, burun, parmak uçlarım olmuştu.

Şimdi gözlerim küçük. İçe gömük ve içeriye, derinlere gömdüğü bir kemiği sürükleye çekiştire getiren birer köpek.

Reklamlar

Bir Yanıt to “Müşfik Kenter”


  1. Ne güzel anlatmışsın hocam. Gönlüne sabır dilerim. Öğretmenler ölmez ki…


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: