Close-up Oyunculuk

05 Mart 2013

Bileşik sanat olarak tiyatroyu bileşenlerinden ayıklama yahut bazı bileşenleri öne çıkarma tercihi bir tepkidir. Kısa hayatımızda on yıllar boyu dekor, kostüm, müzik, aksesuar mesarifinden  kaçınılmayan, görece yüksek bütçeli oyunları görüp içinde insan/oyuncu bileşenine nadiren rastlamaktan mülhem bir tepkidir. Belki de tiyatronun ötesinde sosyal bir tepkidir. Şatafatlı saraylar, dev gökdelenler yükseldikçe insanın eriyişine duyulan öfkeden fırlayan bir tepkidir. Belki edebiyata öykünmedir biraz  da bu. Sayfalar boyu Raskolnikov, Martin Eden, İnce Memed, Orlando, Pavel gibi kahramanları yakın çekim seyretmenin lezzetini oyuncunun eyleminde aramaktan kaynaklanan bir tepkidir. Yani öyle işkembe-i kübradan atılmış bir “ben böyle seviyorum” lafzından öte, bir rahatsızlığa, ihtiyaca dayalıdır bu bazı bileşenleri mesela oyuncu, ışık, ses bileşenlerini öne çıkarma eğilimi, dürtüsü, tepkisi ya da her neyse. Bu rahatsızlık sonucu küçük bir salonda,  seyirciyle burun buruna, yanak yanağa ve hatta bazen göz göze oynanmaktadır. Bazen sadece ışıkla çerçevelenmiş ve ses etkisiyle desteklenmiş durumlar içinde eylenebilmektedir.

Bu yordamı ilk defa 1986 senesinde Bilsak Tiyatro Atölyesi’nde, Bilsak’ın beş katlı binasının bir odasında gördüm, deneyimledim.  Oyun seyrediyordum ama aynı zamanda  kitap da okuyor gibiydim. Sevim Burak’ın İşte Baş İşte Gövde İşte Kanatlar oyunuydu seyrettiğim ama metinsel olandan bir şey kalmadı aklımda. Ceysu  Koçak ile Nihal Koldaş’ın  makarna yiyişini hâlâ unutamadım :) Zira sadece makarna yemiyorlar insanın iştahına, ilkelliğine, hayvanlığına, bitmek bilmez açlığına dair sanki bir makale yazıyorlardı. Bu yakın plan seyir, deneyimden on yıldan daha fazla bir süre sonra beraber çalışmaya başladık.  Seyirciyle yakın oldukları gibi birbirleriyle de yakındılar. Yani öne  çıkan bileşenler üzerine düşünmek yani  insan üzerine düşünmek ve dolayısıyla oyuncuların  birbirleriyle kaçınılmaz  yakınlıklarının ortaya çıkışı yani ülkenin  demokratik güçlerinin çözülmeyi hızla sürdürdüğü bir dönemde birleşerek, bir araya gelerek,  kafa kafaya vererek tepki vermek.

Nitekim, yıllardır bunu yapıyoruz. Adına yakın çekim, eylemde ayrıntıcı yahut close-up oyunculuk diyebiliriz. Ya da bir şey demeyebiliriz.  Ama burda kitleselleşmeyen, mass edilemeyen bir damar var; sokak tiyatroları, gösterileri; büyük sahnelerdeki insanı ıskalamayan büyük yapıtlarda da (daha fazla seyirciye ulaşsalar  dahi) kitleselleşmeyen bir damar nasıl varsa.   

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: