çoğul birey

14 Aralık 2013

turgut özal’ın şampanya patlatmaları paralelinde cemaatlerle ilişkileri; “bir kaset koy teybe semra da keyfimize bakalım!”ları; erdal inönü’ye “gel de sen onu küçük turgut’a anlat!” diyerek siyaset diline getirdiği derinlik; oğlunun ayrı kızının ayrı, hürriyet kelebek ekine girebilicek tatta maceraları…

galiba bütün bunlar reayaya en bencil en özsever tarafından tekil v moderen birey nasıl olunuru tarif ediyodu. yeni bir ‘lüküs hayat’dönemi başlıyodu. moderenleşme/asrileşme/çağdaşlaşma hangisini beğenirsek, hangi kavramla konuşursak konuşalım, özetle bu, batı gibi olma/batı’ya benzeme yani kendini beğenmeme hastalığının evresiydi. kendi kültürüne yabancı olarak etiketlenen entelektüellere verip veriştiren siyasi/dini çevreler dahi çocuklarını amerika’da okutmakta beis görmedilerdi. milli süsü verilmiş kendi ekininden/yaşamından memnuniyetsizlik ulusal poroblemimiz olarak ucuz siyaset mutfaklarında yeniden yeniden pişirildi servis edildi. hâlâ da ediliyo. tarihi mekanlar plazalaşırken, yeni osmanlı çalımıyla dolaşılıyo. niyse. turgut özal da bu kendini beğenmeme durumunun aşkın örneğiydi bittabi. fakat o, kendini çoook beğeniyodu. ama moderen/tekil birey olarak, lüküs hayat’ın kahramanlarından biriymiş gibi beğeniyodu. kıssaca turgut özal ‘kendinden memnuniyetsizlikle’ sentezlenmiş moderen/tekil birey’di. bol bol tüketen, kendine v ailesine dönük, sosyal sorunlara kapalı fakat jet sosyeteye açık. mesela kendisinden daha sosyal bi kadın olan eşi semra özal ise -şimdiki först leydi’nin (isme gel) selefi olarak- papatyalı mapatyalı bir kadın hâdisesine çalışıyodu. dünya kadınlar günü’nde varlıklı kadınlar toplaşıp pasta, kek yiyip çay içerek gün yapıyolardı resmen. şaka mıydı gerçek miydi? hiç anlamadık. türk kadınını güçlendirme vakfı ise ayrı bi milli retorik idi ya…

turgut özal’ın v öncülleri adnan menderes’in, süleyman demirel’in, moderen/tekil bireyine karşılık çoğul birey’i ilk kez bu yıl türkiye’nin kuzey batısı’nda taksim’de toplanmış hem de çok, çok kalabalık olarak gördük. kendini unutarak demek ki kendiyle bir sorunu kalmıyarak kendileşen; toplumsal değişime yaratıcı katkıda bulunan çoğul birey 16 haziran’dan itibaren alaaddin’in cini misali şişesine geri döndü. kendini, görünüşünü dikkatinin merkezine aldıkça, şeklini şemalini de merkeze almak zorunda kalan v bu yüzden pür-fantastik bi gerçekliği inşa etmeye mecbur sorunlu tekil birey’in yarattığı dünyaya tepki olarak gelip taksim’e otağ/komün kuran çoğul birey, biatkâr değil bağımsız, bununla birlikte sıkı bir sorumluluk duygusuna sahip idi! ayrıca çok da nâzikdi. gaz bombalarından kaçarken kimsenin ayağına basmamaya çalışıyo, basarsa özür diliyo, ağaçlar için giriştiği mücadelede, sadece insanları değil hayvanları da koruyodu. avrupa insan halkarı mahkemesi’ne göre işkence sayılan yoğun gaz kullanımına rağmen çoğul birey -arada sinirlerine hâkim olamasa da- vakur v sâde idi.

hiyerarşik dengeleri sarsmaya tutkuyla eğilimli çoğul birey, kendini devrimci diye tanımlıyan yapıların hiyerarşik organizasyonuna da mesafeliydi. tüm yaratıcılığıyla, kasları v sinirleriyle, büttün dokularıyla gezi, odtü, hatay/antakya, tuzluçayır, armutlu vb. olayların birer parçası olmaya eğilimli iken verili siyasetlere kulaklarını tıkamasa da verili olanın arkasından yürümedi. buna karşılık herkesle, her insan/hayvan evladı ile -siyasetine, inanışına bakmaksızın- tekil bireyselliğin iktidarına karşı dayanışma içine girdi. sadece iktidar değil, bütün siyasetler gözlerine ışık tutulmuş tavşan gibi kalakaldılar.

çoğul birey, siyasetin, yaşamı hakkında söz sahibi olmanın derdinde. bu arkadaş, üstten, zor yoluyla, tehdit yoluyla, gözdağıyla yahut da ‘iyi niyetliyiz’ demogojisiyle hareket eden tekil iradeyle bir ülkenin yönetilemiyceğini düşündüğü için alana çıktı, yazdı, çizdi, paylaştı, tartıştı, sustu, dayanıştı. çoğul birey çoğalmak aynı zamanda birey olmak istiyo. bir seçkinler topluluğunun üyesi olmaktan kaçınıyo. bu pratiği hayatın herhangi bir alanında gözlemlediği an şişesinden çıkıcak.

sistemi zorlama yollarının tıkanmış, alışılmış, sıradanlanmış hatta yasallaşmış olduğu aşikar iken çoğul birey’e rota çizmek en hafif tabiriyle saflık gibi geliyo.

Reklamlar

Bir Yanıt to “çoğul birey”


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: