kick-box mu vahşi buralarda, konuşmak mı?

03 Mayıs 2014

3lise birinci sınıftaydım. abiler merdiven altında boks eldivenlerini takmış, gelişigüzel amatör müsabakalar yapıyolardı. ben de yapayım dedim. eldivenleri geçiriverdiler ellerime. bağcıkları çekip, bağladılar. “dinnnggg!” müsabaka başladı. daha yumruk atmadan iki yumruk yedim dünyam karardı. ergenlik var serde. devam ettim. sen misin devam eden!  bir sağ direkle yıldızları saymaya başladım. beni kenara çektiler, merdivenlere oturttular.  parmak saydırdılar. tamam. yalpalayarak bahçenin yolunu tuttum.

sonra kungfu-toa diye bi dövüş disiplinine sardırdım. orda dayak atmak, yemek yoktu. ha bire kata çiziyo, havaya tekmeler, yumruklar savuruyoduk. ona epey bi devam ettim. gel gör!  aklımda boks hep kaldı. televizyondaki boks maçlarını kaçırmıyodum. hele kick-box  denilen hadise  iyice ilgimi çekti.

bir gün euro-sport’ta disiplinler arası bir şampiyonaya denk geldim.  karate, aikido, judo, boks, kick-box, taekwondo,  kung-fu, hangi disiplinden ararsan dövüş sporcusu vardı. tabi kung-fu yapmış, kung-fu dizisi’nin ve şaolin tapınağı’nın hayranı bir genç olarak  kung-fucuların şampiyon olucağını düşündüm. yanılmışım. kick-boxçular şampiyon oldu.

izleyen yıllarda doğal ki kick-boxçu arkadaşlarım oldu. nasıl çalışıyolar, antrenman yapıyolar, eğitime ilk neyle başlıyolar merak ediyodum.  alt ön bacaktaki bazı  sinirleri vura vura, eze eze yok ettiklerini, acıya dayanıklı hâle geldiklerini öğrendim. yedikleri dayağa rağmen ayakta kalmak ve rakiplerini devirmek dışında bir felsefeleri olmadığını da.

hepsi bu kadar olamazdı. başka sırları vardı bu disiplinin. epey bi zaman bunu düşündüm. nihayet şöyle bi sonuca vardım. sır,  yumruk/tekme atmada değil yumruk/tekme yemedeydi.  yumruk atmak puan almak, müsabakayı kazanmak  için önemliydi tabi. ama asıl önemlisi yumruk yemene rağmen devam edebilmekti. iste, isteme olay bu! müsabakaya çıkarsan tekme/yumruk da yersin, tekme/yumruk da atarsın. biraz senin görünümün bozulur belki daha fazla karşındakinin ama sıkletindeki kiminle dövüşsen her iki taraf  da yıpranır.  gayet âdil!

çoğu insan kick-box’u vahşi buldu ilk zamanlarında. hâlâ böyle düşünenler az değil.  katılmıyorum. çünkü coğrafyamızdaki konuşma tarzı kick-boxtan daha vahşi.  gündelik hayatımızdaki şakalaşmalardan tut, tartışma programlarına, millet meclisindeki oturumlara kadar kimse konuşurken eşit şartlarda olmayı kabul etmiyo.  vahşi bir spor olarak kabul edilen kick-box bile bizim konuşma tarzımızdan daha kurallı v daha ilkeli.

bizde konuşan taraflar yumruk/tekme yemeyi yani düşüncelerinin ufacık bir kısmının çürütülmesini yenilgi sayıyo.  en ufak bir fiskede kıyamet kopuyo, kurallar bozuluyo.  hakaretler, yakıştırmalar, bacak arasına tekmeler, kulak arkasına yumruklar atılıyo, dize tabanla giriliyo.  çünkü her konuşmacı karşısındakini eşit güçte biri olarak değil bir jelibon torbası olarak görüp yumruklamak istiyo. bu tarz sağ siyasette de solda da aynıyla vaki.

çünkü herkes tek bir itirazda bulunamaksızın, bulunsa da sonuç alamaksızın devletten dayak yiyo. ve herkes birbirinin karşısında devlet olmak istiyo. devletin topluma yahut kitlelere uyguladığı vahşeti, herkes birbirine uygulamaya çalışıyo. devlet karşısında acz içinde olanlar birbirine saydırıyo. o yüzden adil, kurallı bir futbol yahut herhangi bir karşılaşma  seyretme şansımız dahi yok buralarda. ötekileştirmeye karşıyız ya. gel gör! kiminle tartışsak, o öteki.

bir ona bir buna hak vereceğimiz kendi içimizde tartışmamıza neden olacak, keyifle seyredeceğimiz bir konuşma disiplinimiz de yok o yüzden.   öğretmenlerimiz de öyleydi, hâlâ öyleler: öğrencileri kum torbası gibi görüyorlar. ders vererek deşarj oluyolar zaar.  “dersini vermek” deyimi de burdan geliyo olmalı… yani bu bağlamda herkes bir diğerine karşı ders verme konumunda hissediyo kendini.  başta vekillerin ardından medyacıların kick-box öğrenmeye ihtiyacı var.

yani demek istiyorum ki  konuşanlarımız ve hatta ağ üzerinde karşılıklı yazışanlarımız karşısında  kick-boxçular gerçek birer ‘centilmen’.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: