güzel v çirkin

02 Şubat 2015

1
o, yavaş hareket etmeli. daha çok ayrıntısına bakılabilmeli. daha uzun görünmeli. görüntüsü diğer duyuları örgütlemeli.  daha uzun dokunulmalı. daha uzun koklanmalı. daha uzun tadılmalı. daha uzun duyulmalı.

o, kederli olmalı. ki hızlı hareket edemesin. ki içimizdeki kederle birleşerek gerçeklik kazanabilsin. ki aramızda duygusal bir yakınlık oluşabilsin. ki onu bir yaratık, bir yabancı gibi algılamayalım.

o, bazen gülümsemeli, gözlerinin içi parlamalı, ışık teninde kıpırdamalı. bunlar onun canlı, diri, taze oluşunun kanıtlarıdır.  bunlar onun bize yaşamak için amaç verişidir. bunlar, yanı başımızdaki ulaşılmazlıklardır.

o, derin uykulara dalmalı. böylece hakkında efsaneler yaratabilmeliyiz. uyuyan maskesinin arkasına ideal kurgularımızı yerleştirebilmeliyiz. sefil hayatlarımızdan kurtulma ihtiyacımız karşılanmalı.

onun gerçekte ne olduğunun bir önemi yok. artık gerçekte ne olduğunu kendine sormamayı o da öğrendi artık. bizim gözlerimizdeki imrenişle, ulaşılmaz yakınlık hissiyle seyrediyo kendini.

2
öbürleri yani bizler ise çabuk hareket etmeliyiz. işlerimizi çabuk halledebilmek için. başkalarının görünümümüz hakkında ayrıntılı düşünmemesi için. görünümümüze saplanıp kalmamak için.

neşeli olmalıyız. içimizdeki kederi örtmek için. kimsenin bizi kendisine uzak hissetmemesi için. ellerimiz çamur, gres, boya, yağ kokmalı. her edimimiz hayattan bir durum olmalı.

dizlerimizi döverek ağlamalıyız. duygularımıza gem vurmanın, cetvel tutmanın; edada altın oran arayışına girmenin aldatıcılığını biliyoruz. öfkemiz de dinginliğimiz de bir atınki kadar apaçıktır, pektir çünkü.

uyurken horlamalı, osurmalıyız. kimse hakkımızda efsaneler uyduramamalı. kimse bizi olduğumuzdan farklı yazamamalı. olduğumuzdan daha fazla, daha başka tanımlanmaya tahammülümüz yok. buna verecek dikkatimiz de yok.

biz böyle dayanma gücü kazanır, biz oluruz. biz ancak birbirimizin teveccühleri, dayanışma tecrübeleri sayesinde biz oluruz. dayandığımız doğuştan gelen özelliklerimiz değil, sonradan geliştirdiklerimizdir. biz örgü değiliz. biz hayatı öreriz.

3
güzel yönlendirilmiş bir algının eseri. güzelin ne olduğuna kendi başımıza karar vermeyiz. güzelin kodları yetişme sürecimizde bize yazılır, biz o kodlarla güzeli tanırız. bize yazılan kodlar sadece tanımlama için değildir, güzele yaklaşımımız da, güzel karşısında konumlanışımız da v güzelin kendini konumlayışı da kodlanır. güzel karşısında çirkinler olarak kendimizi değersiz hissetmemiz, güzelin çirkinler karşısında kendini eşsiz, biricik hissetmesi v yalnızlaşması, çirkinin güzele benzeme arzusu, güzelin asaletle ilişkilendirilerek sınıfsal bir konumla ilintilendirilmesi vb.  toplumsal/kişisel mutsuzlukların, huzursuzlukların; yaralı ilişkilerin inşasında kullanışlı kodlardır.

 

Reklamlar

2 Yanıt to “güzel v çirkin”

  1. Emre Özyavuz Says:

    Duygusal olarak yaratılmadık mı zaten hep içimizde dışa dönük şeyler var. Sindirdiğimiz kadar mutluyuz aslında yine de yazılarınızı beğenerek okuyorum.

  2. cüneyt uzunlar Says:

    sağolun.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: