Şöhret

15 Mayıs 2015

Şöhrete bu ülkede yakalananlar şanssız. Şöhret her birimize bir yük. Hepimiz çünkü büyükleri karşısında hiç büyüyemeyecek çocuklarız. Hadi daha iyimser konuşalım: Ergenleriz! Biz ne kadar büyürsek büyüyelim hep bizden büyükler, o bizden büyük olanlardan da büyük olanlar hep olacak.  Kimsenin büyüyemeyeceği bir ülke burası.

Fakat şöhret aklımızı karışıtırıyor. Hızla yahut birdenbire çok ama pek çok kişi tarafından görünür olmak yani şöhret olmak da ne demek oluyor? Şöyle oluyor: Üzerindeki bir sürü büyüğü ekarte edip en büyükler dünyasında hızla yerini almak. Sonra, altında bir sürü küçüğün bulunması. Tuhaf olan bunun çok kısa bir sürede olması. Şöhret gerçekten bu mu peki? Ülke koşullarında, evet, böyle.

Hızla en büyükler arasına girdiğini düşünen zat aynı hızla kendi mitolojisini yaratmaya başlıyor. Onun üzüntüsü, kederi, sevinci -en büyüklerden olduğu için- en büyük oluyor. Ona kendisine acırken eşlik etmesi gereken kalabalıklar gerekiyor. O sıradan insanlara göre kim bilir ne sıkıntılar yaşıyor? Kalabalıkların onun sıkınıtılarını konuşması hatta onun yerine ağlaması gerekiyor. Onun çocukluğu, gençliği, yetişkinliği çok dramatik, çok sarsıcı. Hiç düşünmüyor nasıl şöhret olduğunu. Onu şöhret eden koşulları sorgulamıyor. Kendine, sadece kendi kederine gömülüyor.

Tabi ki de en büyük sıkıntıları çekenlerin, malın en büyüğünü götürmesi, artistik/politik sermayeyi yediye, sekize, dokuza katlaması gerekiyor.  Onların ruhsal harcanışları ne kadar büyükse maddi harcamaları da büyük oluyor. Tamah onların yazgısı. Doyumsuzluk fıtratları. Duygularımızı manipüle etmek ise kaderleri. Ah! Neler çekiyorlar zalım şöhretin elinden.

Ayrıca en büyükler arasına karışmış olmalarına rağmen, başta da belirtildiği üzre, en en büyüklerden küçükler v onlardan küçük olanların her an onlarla eşitlenme veya onları ekarte etme olasılıkları var.  Heyhat! Ne çileli bir yaşam! Acıyın onlara! Dertlenin onlar için v kendinizi onlarla özdeşleştirin ki kendi değersizliğinizi düşünmekten kurtulun.

Onların hoşuna gittiği gibi konuşun, davranın ki büyüklük vehmine siz de az biraz kapılabilin. Sakallarına yanağınızı sürtün ki sizde de çıksın. Zira biliyorsunuz aslında büyüklük denilen şeyin büyüklükle ilgisi yoktur ülkemizde. Bir kişiye bahşedilen büyüklük tamamıyla teba isimli kitlenin marifetiyledir.

Reklamlar

3 Yanıt to “Şöhret”

  1. Emre Özyavuz Says:

    Açıkçası şöhret denilen şey bizim günümüzde daha çok para kazanıp kendini unutup ve onu bugünlere getiren hayranlarını sömürmesidir. Televizyon Piyasasında Oyunculuk Göremiyorum Aynı Kişileri Sürekli Önümüze Isıtıp Isıtıp Getiriyorlar Ki Bu Global Anlamda İnsanları Artık Çekmiyor.

  2. cüneyt uzunlar Says:

    Şöhret sadece oyuncular, sporcular için değil siysetçiler için de getirisi iyi olan bir durum. Buna göre ‘siyaset piyasası’ da aynı şekilde çekici değil artık.

    • Emre Özyavuz Says:

      Haklısınız 90’lı yılların siyasetinde en azından açtık açıktaydık ama mutluyduk. Bazıları 13 yıldır iktidarıyla herkesi mutlu ettiğini sanıyor ama yanılıyorlar asıl şimdi herkes önünü göremiyor evet siyasette de birileri şöhretin dibine vurmuş durumda. Ama olan bize oluyor.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: