Tanıdık Yabancılaşma

29 Haziran 2015

Çınar, Rüzgâr v ben sokağa davet etmeyen, yarı karanlık, poyraz karayel dadında bir havada parka gittik. Parka girer girmez tümsekten hallice küçük tepenin düzündeki süs havuzuna gitmek istediler. Küçük tepeye şıp diye tırmanıverdik.

Güneş arada bir görünüyor kayboluyordu. Güneşten umudumuz ne kadar çoksa artık, üçümüz de güneş yağlı, şapkalı, güneş gözlüklüydük. Gökyüzündeki bulutlar çubuğa dolanmaktaki pamuk şekerleri gibi üstümüzden akıp gidiyordu. Ama çocukların dikkati havuzdaki sudaydı. Belki sudaki yansımasından bulutları görüyorlardı. Suyu karıştırdıklarında bultular da karışacaktı belki. Dalgalı yüzleri kendilerini en iyi anlatan şey olacaktı (betimlemeden kim ölmüş).

Rüzgâr suya elini ilk daldıran oldu. Dönüp bana elini gösterdi, “Elimizi suya sokabilir miyiz?” Evet, dedim. Çınar v Rüzgâr ellerini suya sokup çıkarmaya başladılar. Havuzun kenarına suyla çizilen desenler silindi, belirdi; silindi belirdi. Dizlerini havuz kenarına yerleştirdiler. Sonra diğer dizlerini. Sonra biraz daha eğildiler havuza. O anda arkadan benim, yani organik gardiyanın sesi geldi, “İki dizinizi birden koymayın kenara!!!” Tek diz olur. Bir Ayağın havuzun zeminiyle aynı seviyedeyken sorun yok. Ama iki dizin de kenardaysa, cup! diye düşersin havuza. Neyse benim seyrek dişli ikazlarım (ki bu da hoşgörülü bir babayım demek) v çocukların sık dişli yaramazlıkları ile sürüp gidecek monoton bir serüven başladı.

Ama havanın durumu asla monoton değildi. Güneş gidiyor, poyraz şiddetleniyor; poyraz gidiyor fakat güneş gelmiyor; poyrazla güneş aynı anda beliriyor… Hava, her türlü kombinasyonda kendini gösteriyor; bir ısınıyor, bir soğuyorduk. Asıl önemlisi çocukların şapkaları, gözlükleri fora etmelerine rağmen ben yapamıyordum. Çünkü onlar beni esintinin kafa yapan, sersemleten etkisinden koruyorlardı, demek isterdim ya, çoktan sersem sepelek olmuştum bile.

Böyle havalarda eve kapanmak, dışarı çıkmamak ne zamandan beri alıştığım bir şey hatırlamıyorum. Hislerim çok uzun zamandır, diyor. Zira kendimi çok tuhaf hissediyorum. Durumu yadırgıyorum. Ama başlangıçta. Çünkü bir, bir buçuk saat kadar sonra alışıyorum. Sanki diyorum, zaten aşinaymışım bu havaya. Neden kendimi saklamışım bu cereyandan? Cevabım yok. Yabancılaşma denen naneye dilini değdirmişlik var işte. Olsun. Zararın neresinden dönülse kardır.

Çocuklara gelince, onlar için sıkıntı yok. Onlara her şey güzel. Rüzgâr havuzun içinden mavi mozaik parçaları buldu, onlarla oynadı. Suya batırdı çıkardı, batırdı çıkardı. Aklıma deniz kenarındaki çakmak taşlarını eve getirmenin saçmalığı geldi. Çünkü evde, hiçbir zaman, su kenarındaki gibi parlamıyorlar. Nesneler kendilerini çevreleyen, olağan şeylerle anlamlı. Çınar döşeme tahtalarından çiçek, taş v dallardan farkına varmadan bir totem şekillendirdi. Arada piknik yaptık, meyve yedik, Rüzgâr çişini yaptı. En çok piknik hoşlarına gitti aradaki şeylerden. Piknik, peynir domates hıyardan mürekkep sandiviçlerdi. Yanında da ayran. Bayıla bayıla yediler.

Ben hâlâ önce çekindiğim sonra aşina olduğum hava durumunu düşünüp duruyordum. Düşünmeye de devam ediyorum. Testere ile Neşeli Günler arasında bir filimin içindeymiş gibi hissettim. Ya da Anılar-9 albümüyle, Fabrika Kızı arasında bir ses dünyasının içindeymiş gibi. Cennetle cehennem arasında bir yerde yahut. İtici olanın sarhoş ederek cazip olana dönüştüğü bir yerde. Eve dönünce, yıkanınca daha iyi anladım bu hissi. Evde olmanın rahatlığıyla, o karışık havaya dönmek isteğinin buluştuğu an, anladım.

Ne kadar zor anlatmak. Çizgiyle, sesle, üç boyutlu bir işle… Çok zor. Yine de kestirimim var bir adet: Yabancılaşmanın ne demek olduğunu güçlü bir biçimde hissettim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: