Marazlı Sınıf Küçük Burjuvazi

26 Eylül 2015

tumblr_ncddjf7yeo1qzq84io1_500Kadıköy/Özgürlük Parkı meydanı. Çocuklar patenle, kaykayla, scooterla, bisikletle dolaşıyor. Pusetli aileler, bastonlu yaşlılar da turluyor. Bu, meydanın olağan görünümü. Olağan görünüme direksiyonunda sekiz dokuz yaşlarında bir kız yanında dört beş yaşlarında bir oğlanla bir adet akülü araba ekleniyor. Akülü araba yanlış yerde. Peki nerde kullanılması gerekiyor? Akülü arabaların kullanımına açık olan geniş alanda kullanılması gerekiyor. Tabi bu çocuğun sorumluluğunda değil. Sorumluluk ebeveynde.

Çok geçmeden çocuk, duvarın kenarında duran bir bebek pusetine tosluyor. Pusetin başındaki iki başörtülü, pardösülü kadın önce pusetteki bebeği kontrol ediyor ardından son derece nazik, kızı teselli ediyor. Kız ‘olay yeri’nden uzaklaşıyor.

Ben çocuğun yanına gidip adını soruyorum,

“Şiir.” diyor.

“Hımm! Ne güzel isim. Annen baban nerde Şiir?”

Annesi teyzesi/halası ya da başka bir yakını geliyor. Gayet moderen görünümlü iki hanımefendi ve ellerinde bir scooter.

“Akülü araba için yanlış yerdesiniz. Çocuğunuzun bir pusete çarptığını görmediniz mi?” diyorum.

“Gördük!” diyorlar.

İçimden ya sabır! çekerek, “Bu meydan aslında elinizde tuttuğunuz scooter için uygun!”

“Ona biz karar veririz!” diyorlar.

Çocukları bodoslama bir pusete dalıyor, görmelerine rağmen yerlerinden kıpırdamıyor, pusetteki bebek için endişelenmiyor, özür dilemek akıllarına hiç gelmiyor; ama çevredeki diğer binek oyuncaklardan ve pusetlerden ağır, hacimli, otomatik, zaptedilmesi zor, bu yüzden de tehlikeli koca oyuncağı meydana salma kararını kendi başlarına, kimseye sormadan, kimseye hesap vermeden verebileceklerine hükmediyorlar.

“Hayır efendim! Kendi başınıza buna karar veremezsiniz!” diyorum.

“Bunu yasaklayan bir yazı var mı çevrede?” diyorlar.

Ciddi anlamda düşünme kabiliyetini, itidal algısını yitirmiş kafalarla karşı karşıya olduğumu görüyorum. Benim de muvazenem bozluyor.

“Bu yaptığınız suçtur. İnsan sağlığını önemsememek… insanın kalbini kırmak suçtur.” diyorum doğaçlamadan, “Hiçbir yerde yazmıyor bu söylediklerim ama suçtur sonuçta!” diyor ve ayrılıyorum.

Başörtülü kadınların yanına gidiyorum. Kimseye avukatlık, fedailik yapmak gibi bir niyetim yok. Ama işte o akülü araba o pusete girmeyecekti! Yahut ardından ebeveynler gelip özür dileyecek, pusetteki bebek zarar görmüş mü diye kendi çocukları için endişelendikleri kadar endişelenecekler, pusetteki bebeğin annesiyle yakınıyla konuşmaya tenezzül edeceklerdi. Bunu yapmak yerine GDO’lu mısırözü yağı gibi üste çıkmayı yeğlediler.

Sonra iki kadının yanına bir adam geldi, “Noluyor yahu?” diyerek. Adamla sadece bakıştık. Bekledim gelmesini, özür dilemesini, bebeği merak ederek suçluluk hissetmesini ama nâfile.

Bu orta sınıfa mensup, izafeten varsıl kölelerin kendilerini efendi sanması; bu sanı üzerinden alt orta sınıf ve diğer alt sınıflar karşısında kendilerini efendi saymaları bana zihinsel bir maraz gibi geldi hep. AKP, MHP gibi partilerin orta sınıfın bu marazlı hallerinden beslendiğini fark etmiyorlar, çünkü marazlılar.

RTE çıkıp, “Benim başörtülü bacımı hor görüyorlar!” dediğinde gerçekten verecek bir cevap yok.

Bu marazlı orta sınıf sadece alt sınıflara yönelik ayrımclık yapmıyor. Alt sınıfı da yöresine, bölgesine, diline, dinine, etnisitesine, mezhebine göre ayırıyor. Ne Van da ambulans gelmediği için ölen bebek, ne Cizre’deki buzdolabında bekletilen bebek, ne on iki kurşunla delik deşik edilen çocuk umurlarında…

Akülü arabadan nereye, değil mi?

Not: Orta sınıf deyince Brecht’in Küçük Burjuva düğünü yahut Gorki’nin Küçük Burjuvalar’ı değil de aklıma hep Rollo May’in Yaratma Cesareti geliyor. May, niye alt sınıfın çocuklarının yaşadıkları sert deneyimlere rağmen görece daha az ruhsal sarsıntı yaşadığını araştırır. Sonuç olarak orta ve üst sınıfların konforlu yaşamına karşılık tutarsız ilişkileri olduğunu, çelişik mesajlar aldıkları için çocuklarının daha çok ruhsal sarsıntı yaşadığını tespit eder. Yani diyeceğim, Şiir dünya güzeli bir çocuktu. Onun ahlakından düşük ahlaklarıyla onun adına karar veren ebeveynleri olduğu için daha çok üzüldüm. Ah! Evladım.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: