Eğitim Üzerine Kısa Notlar

20 Ekim 2015

Verili eğitim, başarı, not, takdir, ödül, derece, kıdem, rütbe, sınıf geçme gibi dış motivasyonlara dayalı. Öğrenci bu dayanaklarla öğreniyor. Belgeler ya da kişilerce onaylanması öğrenmesinin gerekçesi oluyor. Alternatif eğitim ise haz alma, problem çözme, farklı bakabilme, beceri kazanma, paylaşma, dönüşme/dönüştürme gibi iç motivasyonlara dayalı. Onaylanma beklentisiyle gelen edilgenlik, kendi kendine öğrenme arzusuyla gelen etkinliğe bırakıyor. 3-6 yaşındaki çocuklarla yapılan etkinlikler alternatif eğitim için iyi örnekler.

Ne yazık ki 6-11 yaş aralığında çocukar, ruhunu yitirmiş bir eğitimle iğdiş* edilmeye başlıyorlar. Bu eğitim sürecinde ve tabi sonunda çocuklar, gençler, yetişkinler genellikle varoluşlarını onaylanma üzerine kurmuş kişilikler olarak toplumsallaşıyorlar. Flörtlerini, dostluklarını, aile ilişkilerini, karar verme süreçlerini onaylanma ihtiyacı üzerinden şekillendiriyorlar. Belki o yüzden biraz da kamusal alanlarda kimin ne yaptığına çok bakan, insanları çok süzen bir toplumuzdur. Çünkü onaylanma ihtiyacımızla koşut olarak onay mercii olma, başkalarını derecelendirme ihtiyacımız beliriyor. Özeleştiri yapamamamızdan, yanlışlarımızı reddetmeye, statülerimize anne memesine sarılır gibi sarılmaya kadar ortak davranış biçimlerimiz olması yine bundan belki de.

İçsel motivasyonun verdiği haz bedensel haz ihtiyacının karşılanmasının sonucu elde edilen hazla karıştırılmamalı. İçsel motivasyonun verdiği haz sporcunun kendi limitleriyle girdiği mücadeleden yahut matematikçinin çok zor bir problemi çözme sürecinden aldığı hazza benzer. Sporcu da matematikçi de bahsettiğim durumlarda kendiyle baş başadır. Fakat verili eğitim mağduru bizler bu tür bir hazzı tanımadığımız için anlamakta da güçlük çekiyoruz. Tıpkı alışmadığımız/bilmediğimiz yemeği lezzetsiz bulmamız gibi, içsel motivasyonla kazanılan hazzı, haz kategorisinde anmayı yadırgamaktayız.

İçsel motivasyonlarla gerçekleşen eğitimlerde eğitmenin göreviyse öğrenciye konusuyla ilgili ilham vermekdir. Eğitmen bir yandan iç motivasyonlar sağlar, öğrencinin önüne araçlar dizerken bir yandan da öğrencisinin bir noktadan sonra -belki o noktadan çok önce ki öğrenciye göre değişir- eğitmene ihtiyacı olmayacağı ilhamını verir.

*:  – Eğitmek –

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
ol yılkıg alıp igittim [o atı (sürüsünü?) alıp besledim]
ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati’t-Türk, 1073]
ol anı igitti [onu yetiştirdi Kök biçimi igiḏti olup ḏal harfi benzeşime maruz kalarak te olmuştur.]] ben
YTü: “… terbiye etmek” [ Cumhuriyet – gazete, 1936]
Eğitme terbiye etmek ki kuvvet ve kudret sahibi olacak vasıtaları vermek manasındadır.
YTü: [ Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu, 1935]
Eğitim = Terbiye = Education, dressage. (…) Eğitmen = Mürebbi
YTü: [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
eğitsel: Eğitime değgin.
<< ETü igiḏ-/igit- (hayvan veya köle) beslemek, yetiştirmek

Not: Karş. ETü igtü (ahırda beslenen hayvan), igdiş (besleme, hizmetkâr). • TTü marjinal bir fiil iken Dil Devrimi döneminde ses ve anlam değişikliğiyle genel kullanıma ithal edilmiştir.
Benzer sözcükler: eğitbilim, eğitilmek, eğitim, eğitmen, eğitsel
Bu maddeye gönderenler: iğdiş

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: