Dizi

23 Nisan 2016

Dizi, spor müsabakasıdır. Senarist ve yapımcı tarafından belirlenen ‘olumlu’ ve ‘olumsuz’ kahramanlar bölüm bölüm maç yapar.

Seyirci olumlu yani ‘iyi adam’ın kazanmasını ister. Seyircinin tuttuğu takım ya da sporcu iyi adam(lar)dır.

Seyirciyi en çok etkileyen müsabakanın kızıştığı ve şaşırttığı/ters köşeye yatıran sekanslardır.

Önemli olan gerçeklik değil inandırıcılıktır. Seyirci iyi pazarlanmış, PR’ı iyi kotarılmış bir diziye inanmaya hazırdır.

Spor müsabakasının oyun kuralları ve mantığı vardır. Dizi de kendi kuralları ve mantığı içinde kalarak ziyadesiyle inandırıcı olur.

Nasıl sporcuların yaşamları hakkında yüzeysel/magazinel bilgilere sahipsek, dizi kahramanları hakkında da o kadar bilgimiz olur.

Dizi seyricileri dizi kahramanlarına benzemek ister. Bir başkasının hayatına da magazinel düzeyde ilgi duyarlar.

İnsanın sosyo-ekonomik koşulları, siyasi bakış açısı, toplumsal ve bireysel bilinçdışı, personası, dönüşüm imkanları vb. dizinin konusu değildir.

Diziler, müsabakalar ve diğer eğlece programları  gündelik sıkıntılarından kurtulma formülleridir. Birer eğlence kalıbıdırlar.

İnsan teki ve toplum hakkında derin bir birikime ulaşma uğraşının da bir eğlence (ya da eylence) biçimi olduğunu gizlerler.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: