Öfke

07 Kasım 2016

Öfkelendiğinin farkındadır ama artık onu yönetemez. Çünkü öfke sürdükçe öyledir, yönetilemez. Üzerine gerektiği kadar su boca edilmedikçe de gelişir.

Ortaya çıkış nedenleri bulanıklaşıp silikleştiği, böylece kendi kendini üretmeye başladığı evre gelişiminin ivmesidir.

Öfke sönümlenebilen bir şeydir. Ama artık öfkelenen aldığı yeni ivmeyle bunu istemiyordur, öfkeyi kuşanmaya başlıyordur.

Öfke bedene yapışıyordur. Kulaklar kendi sesini işitiyor, ten kendi sıcaklığını duyuyor, kaslar kendi şiddetini hissediyordur.

Kendinden başka her şey, herkes ona fazla geliyordur. Dünya ona bedeninden yayılan ateşin ısı dalgaları içinden görünüyordur.

Nabız normale dönebilir, ateş dinebilir. Hayatta kalmak, güç toplamak için bu gereklidir. Ne ki öfkenin içinden seyredilen dünyanın görüntüsü kalıcıdır.

Duyulardaki küntleşme, algıdaki zaafiyet kalıcıdır. Öfke şimdi soğukluk, buz gibilik, donukluk, kapalılık hâlinde devam ediyordur.

Farklı bir bakış, farklı bir algı ve duyuş karşısında parlayacağı ânı kollamakta, radarı sürekli mevcut yahut muhtemel hasımlarını saptamaktadır.

Yönetilemeyen öfke dolayımsızdır, doyumsuzdur. Öfkeli, her parladığında kendini ihtişam içinde hisseder.

Geçici doyumlarla soğur ve her acıktığında yeniden alevlenir.

Nihayetinde öfke bir yaşam hikâyesine ve kimliğe dönüşür. Eğer bu hikâye ve kimlik siyasi iktidarı ele geçirirse, öfke bir toplumun hikâyesi ve kimliğine dönüşür.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: