“Ben Aktör Değilim, Reaktörüm”

10 Kasım 2016

John Wayne’in sözü, ne yaptıklarına veya yapamadıklarına uyansınlar için iki aktörün, iki insanın arasına konulmuş sanki.

Sahnede yahut beyaz perdede  iki oyuncudan birinin konuştuğu değil dinlediği anlara baktığımızda bu söz üzerine düşünmeye başlıyoruz.

Karşısındaki oyuncuyu gerçekten dinleyen ve o âna özgü -farkında olmadan- tepkiler veren oyuncuları pek göremiyoruz.

Karşısındakini gerçekten dinleyen ve o âna özgü -yine farkında olmadan- tepkiler veren insanları pek göremediğimiz gibi.

Hemen herkes aktör olmak yani aksiyon üretmek yani karşısındakinden hatta içinde bulunduğu mekandan arınmış olarak öne çıkma peşinde.

Başka bir deyişle kendi dışındaki dünyayı, olayı, olguyu, özneyi yok saymak, inkar etmek sadece kendi başına varolmak peşinde herkes.

Kimi bunu kabaca diğerlerini itip öne çıkarak kimi zarafetle dinliyormuş, anlıyormuş, hissediyormuş gibi yaparak gerçekleştiriyor.

Sahnede ve hayatta herkes kendi pateninde, hareket serisinde, ezberlediği hazır verili tepkilerle rolünü oynuyor; ışıldamaya çalışıyor.

Aktör değil de reaktör ender oyunculara ve insanlara hiç denk geldiniz mi? Nasıl da kendilerini -farkına varmadan- silerek ortaya çıkıyorlar.

Birkaç kere denk gelseniz tadı damağınızda kalırdı. Poz vermekle öyle olmak arasındaki ayrımı kesinlikle kavrardınız.

Çocuklar değil sade, yetişkinler de işittikleri öğütleri değil gördükleri şeyi örnek alıyor. Fakat değişir birgün. Değişiriz ve çoğalırız.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: