Yeraltı

15 Aralık 2016

Deniyor ki umutsuz, karanlık bir dönemden geçiyoruz. Kanıtlamaya gerek yok, dünyanın her yerinde dökülen kana bak. Şehirlerde korkusuzca dolaşamadığımız günler yaşıyoruz. Olmadı, kafanı uzat pencerden dışarı bak. Evet. Tüm göstergeler umutsuzluğun kanıtı ve bu çok uzun böyle sürecek görünüyor.

Antik Yunan’da bir köleye, bir kadına bir gün sen de yurttaş olacaksın, oy kullanacak, meclise gireceksin; üniversitede ders verecek, bilim/felsefe/sanat üreteceksin denseydi ne derdi acaba? Bunu söyleyeni odunla kovalardı heralde.

Bir gün gelecek sınıflar, otoriter yönetimler ve özel mülkiyet olmayacak. Herkes eşit haklara sahip olacak ve özgürleşecek. Fetihler, işgaller, ganimetler de olmayacak. Dolayısıyla kişiler birbirlerini ele geçirmeye değil duymaya, anlamaya uğraşacak. Peki nasıl olacak bu?

Şimdiden başlayarak ve sürekli olarak. Şirketler fetihler, işgaller, ganimetler peşinde koşarken yurttaşlar kendi aralarında yavaş yavaş eşit ilişkiler kurmaya başlayacaklar. Birbirleriyle dayanışacaklar ama birbirlerine bağımlı, mecbur kalmadan. Birbirlerini özgürleştirerek birlikte olacaklar. Topyekün değil fakat içten içe, ilmek ilmek dokunacak bu hırka.

Bir yandan yurttaşlar gelecek toplumun ilişkilerinin nasıl olacağına dair kuramlarını edebiyatla, sanatla, makalelerle dokuyacaklar. Tarihin derinliklerinden, karanlıkta bırakılmış köşelerinden fikirlerini güçlendiren öğretileri, hareketleri inceleyecek, imgeler, özemler derleyecekler. Geleceği çok güçlü ve ayrıntılı biçimde hayal edecekler. Geleceğin hayali bugüne çarpa çarpa gelişecek.

Bilim, felsefe, sanat etkileşiminden doğan melez öğretiler, disiplinler ortaya -çıktı- çıkacak. Yeni bir kültür ve yeni -belki de eski- mayalar -yeniden- keşfedilecek. Şimdiki acil sorunlarımızı çözecek şeyler için  mücadele edeceğiz elbette. Fakat gelecek toplum için uzun, ayrıntılı, ince bir işçilikle çalışmaya çok ama çok ihtiyacımız var.

Umutsuz, karanlık bir dönemden geçtiğimiz doğru. Karakışı yenemesek de yenilmemek için hırka ördüğümüz gibi bu karanlığa yenilmemek için metinlerimizi, ilişkilerimizi  yeniden yeniden öreceğiz.

Bıkmadan, usanmadan. Düşsek de kalkarak. Yorulduğumuzda dinlenip yeniden toparlanarak. İnatla.

Reklamlar

Bir Yanıt to “Yeraltı”

  1. sadettin kanpalta Says:

    Harika Cüneyt. Yüreğine, kalemine, emeğine sağlık. Dünyayı umut, merhamet kurtaracak!

    ________________________________


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: