kara sergi

07 Aralık 2017

24130041_2032741107007172_7941417454051042586_n

mandrakelevitate

 

e4557df76203920c6622f90b67352427.jpg

 

tumblr_p00rp6oFmm1uvbojqo1_540

1b5e5d833d9fb3899d483b29e4c7f6df.jpg

Reklamlar

saadet türköz

28 Ekim 2017

dün gece saadet türköz’ü seyrettim onunla çok yol geçtim kendisi bilmiyor ama o bir şaman

bir evin salonu genişliğinde bir galeride yere oturduk  saadet kelimenin tam anlamıyla ağırladı bizi sesiyle ve kazakçasıyla anlattı

bir geyik oldu bir yaprak bir kurt oldu bir rüzgâr bir ayı oldu bir yaşamadığımız bir hatıra kemiklerimiz titreşti durdu

anlatıdan sonra yemek yedik sohbet ettik  sıcaktı dosttu
bir manimiz yoksa bu akşam bize gelecek anneler lezzetindeydi

oyuncuların/şarkıcıların ondan öğreneceği çok şey var

ve tabi videonun canlısı bambaşka

tumblr_otbmwhWTNO1ty8kogo1_1280

tumblr_outla3r5Ye1ty8kogo1_r1_1280

tumblr_owilb72Zbi1ty8kogo1_1280

tumblr_oxc8r6LFeV1ty8kogo1_1280.png

tumblr_ovqde2K4yf1ty8kogo1_1280

tumblr_oxkutzyRu51ty8kogo1_1280

tumblr_ow33wl0L9M1ty8kogo1_1280.png

tumblr_ov078fYYxp1ty8kogo1_1280.jpg

tumblr_otsgvdt8KT1ty8kogo1_1280.jpg

tumblr_ouet4gdnbw1ty8kogo1_1280.jpg

tumblr_oy3wvc7dis1ty8kogo1_1280.png

tumblr_os2uo1fpoQ1ty8kogo1_1280.jpg

tumblr_oxbo7rCqgR1ty8kogo1_1280.png

tumblr_otnyzmwQ8F1ty8kogo2_r1_1280.png

tumblr_oy3zx6TDhm1ty8kogo1_1280.jpg

tumblr_ovq0nrlgwW1ty8kogo1_1280.png

tumblr_osl6nx0Pyj1ty8kogo1_1280.png

tumblr_ownm00e7TB1ty8kogo1_1280.png

tumblr_otzwrpyU6q1ty8kogo1_1280.png

tumblr_ovfn9o6ryQ1ty8kogo1_1280.jpg

tumblr_osrk22zCo01ty8kogo1_1280.png

tumblr_ouap62qALJ1ty8kogo1_1280.png

tumblr_ottsd45axQ1ty8kogo1_1280

tumblr_otvlbl3EO71ty8kogo1_1280.jpg

tumblr_owq85gJmEY1ty8kogo1_1280

tumblr_ox8jh9gruA1ty8kogo1_1280.jpg

tumblr_ou018y4FyC1ty8kogo1_1280

tumblr_oy4aghwsro1ty8kogo1_1280.png

 

 

 

resimler robin isely’nin  blogundan  alınmıştır

 

 

ruhların sirki

16 Ekim 2017

“ve sirk sakinlerinden bazılarının gölgeleri insan değildi”

tumblr_oxwvrw7VwZ1qzoj39o1_540

onlarla oturdum içki içtim uzun uzun konuştum gözlerinin içine baktım  benim ihtiyaçlarıma cevap vermeyi öncelik saydıklarını fark etmiştim  ama onlara konduramamıştım  gölgelerini görünce fark ettiğim şeylerden birer birer emin oldum ve sirkten ayrılırken gölgemi gördüm  bir kurda benziyordu

20 yy’ın son on yılının başlarıydı; kadıköy’de fırat kitabevi’nde salı günleri şiir akşamları yapılıyordu. kiminin şiir kitapları vardı, kiminin dergilerde çıkıyordu şiirleri, kimi sadece burda okuyordu şiirlerini,  kimi de sadece dinliyordu.  beyoğlu’nun belirli barlarındaki şiir gecelerinde grandiyöz performanslar vardı, işitiyordum; şiir teatrallikle imtihan olunuyordu. fırat kitabevi’nde ise ince belli bardaklarda çay eşliğinde şiir üzerine sohbetler dönüyor, sakin tartışmalar yapılıyordu. bir süre sonra her güzel şey gibi fırat kitabevi’ndeki talim ve faaliyet nihayet buldu.

yazı kitabevi’nde devam ettik kaldığımız yerden.  aynı sakinlikle, iddiasız şiir oku dergisini emzirdik, öptük, okşadık. 21. yy’a girilirken o faaliyet ve talim de ağırbaşlılıkla nihayet buldu.

fakat bu sefer 21.yy’da, beyoğlu’nda dam‘da sürüyor şiir akşamları. çevrimdışı dergisi çıkıyor şiir akşamlarından. yitik ülke yayınları da yine şiir akşamları’nın bir başka evladı. velhasıl, dün akşam bu sezonun ilk şiir akşamı’ydı. yine şiirler okundu, şiir üzerine sohbet döndü, sakin tartışmalar yapıldı. bir alman şair, kendi dilinden şiirlerini okudu. almanya’daki maceralarını anlattı kısaca. çorak dimağım sürüldü, ekildi, biçildi. hiç görmediğim yüzler gördüm, hiç işitmediğim dizeler işittim. fırat kitabevi’nden bu yana bir geçen bir harlanan köz dün akşam yine harlandı.

toplanıp da birbirlerine işlerini gösteren, paylaşan oyuncular olsun istemişimdir hep.  ama tiyatro cephesinde hayatlar karışık, oyuncuların böyle ortaklaşmacı bir faaliyete ve talime yatkınlığı pek yok. galiba yine çay eşliğinde sohbete duran şairlerde var ne varsa.

üç boyutlu çizgiler

16 Nisan 2017

WP_20170416_12_30_39_Pro

evin kahvaltı sonrası faaliyetleri sürüyor… çınar’la rüzgâr’ın ilham ettiği çizgiler üç boyutlu oluyor yavaştan…

nisan 15, saat 15’te kadıköy, özgürlük parkı, interaktif çocuk kütüphanesi’nde 7 yaş ve üstü çocuklara ‘cinlerin masalı’nı anlatıcam, beklerim

Güçlü Olmak

10 Ocak 2017

Güçlü olmak güçlü kaslara sahip olmak mıdır; sermaye midir, silahlanma mıdır; bilgiyle (veri ve istihbaratla) donanmak mıdır; beceriler edinmek, itibar elde etmek midir? Hayır, güçlü olmak bunların hiçbiri değildir.

Güçlü olmak kalıplar, kurallar, alışkanlıklar, teamüllerle iç dünyana saldıran dış dünyayla bir denge tutturmaktan asla caymamaktır. İçini de dışını da sürekli tartmaya çalışmak; ne içine ne dışındaki dünyaya bütünüyle teslim olmaktır.

Güçlü veya güçsüz olmam sadece beni bağlayan bir sorun değil. Başkalarının güçlü olmasını istiyorum, çünkü güçsüz olmak -hiçbir kötü niyet taşımasa dahi- yakın çevreden kainata doğru her şeye zarar veriyor.

Büyük İşler

17 Aralık 2016

Büyük iş yapmışım hissi uyanır bazen. Risk almışken, tehlikeye atılmışken, hazza batmışken…

Uzun bir yürüyüşün sonlarına doğru; yorgunluk eşiğini aşmış, bacaklarına fazladan derman gelmiş; bedenini tatlı tatlı hissediyorken.

Farkında olarak yahut olmayarak, hayali tribünlerde ayağa kalkmış seni alkışlayan seyirciler görürsün.

Kendinden emin ve memnun bitirirken yürüyüşü uzun süre büyük bir iş yapmışlığın kıvancını duyacağını bilerek ayaklarını uzatırsın.

Dünyayla ilişkilerini yeniden düzenliyorsundur. Büyük bir iş başarmışındır ve dünya sana artık küçük görünüyordur.

Sen önem kazanıyorsun diğer her şey önemsizleşiyordur. Hele bir de gerçekten seni ayakta alkışlayan seyirciler varsa.

Kibir, böbür, büyüklenme sarmaşıkları ekildiği an büyüyen nebatatlardır. Kalabalıkların takdiriyle sulanır, boyatarlar.

Nasıl olduğunu anlamazsın bile, büyük işler başardığına inancın çoğaldıkça küçülürsün. Sonra daha az yürürsün.

Bir koltuğa kurulur büyüklük hikâyelerini yiyip içmeye başlarsın. Lehine eşitsizliğin şerbeti pek tatlıdır.

Yerinde bir nasihattir, sofradan aç kalkılmalıdır.

Gerçek Bir Samuray

08 Kasım 2016

2e2faf9c25bf1e74ae0aeac6fd602e91Gerçek bir samuray olmak istiyorsam önce duymamı söyledi içimdeki usta. Kuşu dalda ve gökyüzünde; çiçeği goncayken ve açmışken; rüzgârı çeşitli hallerdeyken ve havayı esintisizken duymamı.

Gözlerdeki, dudak kıvrımlarındaki, elin hareketlerindeki anlamı; söyleyişte ve dinleyişteki edayı; atılan adımdaki yordamı ve yönü duymamı söyledi.

Sonra bana bir sopa verdi. Kendimi savunmak ve hasmımı caydırmak için sayılamayacak kadar çok dövüşmemi söyledi.

Sopayı iyi kullanmaya başladığımda bana bir kılıç ve zırh verdi. Sopanın verdiği acıyı öğrendin, kılıcın ne yapacağını tahimin edebilirsin dedi.

Ele geçirme, pusuya düşürme, işgal etme, yağmalama, esir alma dışında yani sadece savunma için kullanacaksın kılıcı dedi.

Bunu söylemesi kolaydı yapması zordu. Çünkü bazen yahut sık sık savunabilmek için saldırıya geçmek, işgal etmek hatta esir almak zorunda kaldım.

Olsun dedi, olsun. Çünkü mecbur kaldığın şeyle övünmüyorsun. Bu da bir şey. Fakat buna mecbur kalmadığın günler geldiğinde gerçek bir samuray olacaksın.

Dedi ki, birgün gelecek, kılıç kullanmayacaksın. Sadece ellerinle dövüşeceksin. Bitmedi! Birgün gelecek ellerini de kullanmayacaksın. Bitmedi! Birgün gelecek dövüşmeyeceksin.

Dövüşmeyen samuray. Hımmm… Tasalanma, dedi. Gerçek bir samuray dövüşmez, dedi. Dövüşmeden mi yenecektim hasmımı?

Hayır, dedi. Gerçek bir samuray yenmez de, dedi. Hep mağlup mu olacaktım yani? Hayır, dedi, yenilmeyeceksin. Gerçek bir samuray yenilmez hem de yenmez.

Gerçek bir samuraya bağırabilirsin bu onu incitebilir ama dağıtmaz; ona vurabilirsin ama isabet ettirmen zordur. Diyelim ettirdin o, hızla kendini iyileştirir, dedi.

Anladım ki gerçek bir samuraydan değil hayali bir samuraydan bahsediyordu. Evet, dedi, gerçek bir samuray aslında hayali bir samuraydır.

Durgunluğu çok canlıdır, yokken çok vardır. Bir hayal olduğu için zaten yıkılıp gitmez. Aksine daha çok parlar. Bildik samuraylarla oluşturduğu tezat ise onu daha çok var eder.

Gerçek bir samuray aynı zamanda hayali bir samuray olmanın gerilimiyle canlılığını ve dayanıklılığını yükseltir; hareket yeteneğini geliştirir, dedi.

Zihniyle dans eden samurayın bedenine ihtiyacı, kılıçla dövüşen samurayın bedenine duyduğu ihtiyaçtan yüz kez fazladır, dedi.

Elini göğsüne koy ve dinle, gerçek bir samuray hayali samurayının çırağıdır ve hayali samuray daima onun içindedir dedi.